Selamlar efendimm, her şeye tek başıma yetişemediğim için ve sitemize gelecek yeni özellikleri test etmek, aynı zamanda yapılan yorumları daha iyi kontrol edebilmek adına bir moderatör ekibi kurmaya karar verdim. Moderatör başvurularını menü üzerinden yapabilirsiniz. ✨
Çok mutsuzum çünkü arka plan aldım ama gifli bir şey yükleyemiyorum????? Resimler de çok çirkin duruyor yazı fontu ds isimde oluyormuş zaten benim kendime özel fontum vardı bir şey daha aldım onun da ne işe yaradığını çözemedim yani bütün puan boşa gitti gerçekten iğrenç bir hayt
Tünaydınlar efendim ben yine taşınma süreci içindeyim bir yandan da odama güzel bir çalışma masası buldum birkaç tane de poster umarım biterse buralar odamı yenileyeceğim
Bir de ne zaman hayatımda bir şey olsa soluğu burada oluyorum (umarım reelde arkadaşım olmadığı belli olmaz) çünkü buradaki insanlar bana çok safe hissettiriyor ve burada saçma sapan bir şey yaptığımı söylesem bile kimse beni yargılamıyor ve bu beni aşırı mutlu ediyor
YKS için birkaç bir şey söylemek istiyorum. Bu sınav sizden kıymetli değil inanın bana 3 kere sınava girmiş biri olarak şunu diyebilirim ki 21 yaşında üniversiteye başladım ve hiç pişman değilim. Geç kaldım fazlasıyla… Ama sonradan dedim ki iyi ki böyle olmuş✨
Bugün hiç girmedim malum biliyorsunuzdur sonuçlar açıklandı bununla ilgili bir şey bile görmek içimi burkuyor normalde gelmesi gereken sıralamanın altında bir sıralama ile karşılaştım maalesef ama Allah'tan umut kesilmez. Toparlanmaya çalışıyorum kısaca...
Üstüne çok uykusuzum dedim diye ben senin yüzünden bütün gece uyanıktım dua okuyup durdum sen ben odana girdiğimde camış gibi yatıyordun dedi ve bir vicdan azabı dank etti LDMOXMODJDJ
Saat 8.30dan sonra uyumuştum annem odama gelmiş bu sonuçlar neden açıklanmadı diye bana kızdı ben de ben ösym değilim diyince nerdeyse vuracaktı LDODKDPKDPDK
Sabah 5ten beri sonuçların açıklanmasını bekleyip açıklanmadığını fark edince uyudum ve rüyamda galiba yaptığım sıralamayı gördüm ama her şeyin hayırlısı
“Eskiden günlük tutma sebebim,
konuşacak kimsem olmamasıydı.
Hatırlanacak elle tutulur pek anım olmadığından
günlük tutmak da anlamsızdı benim için.
Hem, öldükten sonra her şeyi hatırlayacağımı
söyleyip duruyorsun.
“Yosun Pınar'ın mezarına gidiyordu.
Özgür'ün mezarı saydığı lunaparktan çıkıp Özgür'ün çok sevdiği Pınar'ın mezarına...
Özgür, Yosun'u görmek isterken, tüm dünyasını tek karede görecekti. Bunun acısı hiçbir şeyle yarışamazdı.”
“kazara dudağına değen o küçük dudakların bu kadar ölümcül olabileceğini üç saniye öncesine kadar bilmiyordu o da ama o an çok net görebiliyordu ki ölmekten beter hale getirebiliyordu insanı”
“ve aynı anda bunu yapınca sanırım dünyada iki arkadaşın başına gelebilecek en saçma şeylerden biri oldu ve Ali'nin dudağının kenarı dudağıma değdi...”
“"Galiba okulu bir süre uzatmış oldum az önce..."
"Ne?"
"Devamsızlığım sınırdaydı. Kendi dersim yerine seninkine girince..."
"Neden yaptın böyle bir şeyi..."
"Bilmem. İçimden öyle geldi."
"Hep kafana estiği gibi mı yaşarsın?"
"Yaşamanın anlamı bu değil mi zaten?"”
“..olduğu yerde durup ' İşte bu yüzden canlandıramadım yüzünü' diye geçirdi içinden. Gördüğü en şeydi onun için. aklında canlandırdığı hiçbir yüz yanından bile geçemezdi. Kalbi hızlandı. Gülümsedi kendi kendine.”
“Yüzlerce öğrencinin olduğu bahçede gözleri Defne'yi buldu. Görür görmez anladı o olduğunu. Defalarca denemesine rağmen kafasında bir türlü canlandıramadığı yüz birkaç metre ötesindeydi...”
“Defne'nin nasıl göründüğünü hayal etmeye uğraştı. Beceremedi. Hayatı boyunca kafasında binlerce fotoğraf canlandırmış biriydi halbuki... Tuhaf hissetti.”
“Telefon bir kez daha suratına kapanmıştı. Kendi kendine gülümsedi. Kilometrelerce uzakta, sadece bir sesten olan bir hayalet ile iki gün geçireceğini düşünürken tekrar başa döndü ve kendi sorusunu cevapladı kafasının içinde.
Hissettiği şey, huzursuzluk değil, heyecandı.”
“Mesajlarımı okumaya devam ederken epey eğleniyormuş gibi, kahkaha attı. " Sen öyle san, bildiğin yürüyor!" Emre'nin mesajlarını taklit ederek, "Sınav nasıldı Defne? Çalışabildin mı Defne?Birlikte çalışalım mı Defne? Sana ders yoluyla yürüyorum ama neden hala anlamadın Defne?”
“Oğuz arkasından, keyifli bir tavırla, "Ben alacağım onun gazını... Sen merak etme kardeşim." dedi. Yüzüne o çok tanıdık, tehlikeli sırıtışını oturttu. "Daha acısız ölüm yolları vardı. Zavallı, beni kendini düşman etmeyi seçti."”
“Dünyanın bu ikiliye ihtiyacı vardı. Eh, en azından bugünlük. Ali arkadaş canlısı bir tavırla Barış'ın koluna vurdu, "Bizimkiler sana emanet iki saat." Barış sahte bir gerginlikle gergin dudaklarını içe doğru katladı. "Yandık..."”
“"Saçları dağınıktı hep. Sigarası dudaklarının arasından düşmezdi. Kafasındaki tilkilerin kuyruklarını birbirine bağlardı. Yalanlar söylerdi. Yanındayken üşürdüm. Ama dudağının kenarıyla öyle bir gülerdi ki, bir daha kimse gülmesin isterdim."”
“Kirli bir peri masalındaydık en başından
beri. Mutsuz sonları olan... Sonsuza dek mutsuz sonlarda yaşayan... İyilerin öldügü, kötülerin yaşadığı….. Bizim gibi arada kalmış olanların ise ölmeyi bile beceremedigi...”
“İçindeki kötü his giderek büyürken, sepete bağladığı balonun ipi rüzgarın etkisiyle birden çözüldü, balon göğe doğru yükselmeye başladı. Saatlerdir tuttuğu gözyaşları, onun ardından bakarken yanaklarından aşağı süzülmeye başladı.
Neye ağladığını bilmiyordu ama canı çok acıyordu.”
“Ali'nin eline vurup, "Aptal Ali!" diye bağırdım. Kendimi sıraya bırakırken gerçekten bacaklarımı hissetmiyordum sanki. Elimi kalbime götürüp"Kalbim çok hızlı atıyor!" dedim. "Vallahi kötü oldum ha!"
Ali, kahkahalar atarak kendini geriye attı.
İşte, özlediğim gamzeler!”
“"Benim kızım, bana en güzel sonu yazdı masalımızda. Kendimi, onun başka bir prensin ardından camdan topuklu ayakkabısını düşürmesine hazırlamışken; o spor ayakkabılarını prensinin kafasına fırlatmayı tercih etti. Benim kafama... Kendine yakışır gibi."”
“"Arafta sana güzel bir ülke inşa edeceğim" diye geçirdi içinden. "İyiler de giremeyecek içeri, kötüler de...Gri bulutlarımız olacak.
Belki ışıksız kalacağız ama, fırtına da kopmayacak hiç.”
“Daha
önce böylesine güçsüz
hissetmemiştim hiç. Bu ana kadar ben... kendimi her şeye gücümün yeteceği masalına inandırmıştım. Bu şekilde kalmıştım hayatta.”
“Aslında sonları severim ben, bilirsin…
Her kitabı sondan okumaya başlarım. En son söylenecek şeyleri başta söylerim. Sonumu merak etmem, çünkü sonuma doğdum diye inanırım.”